13 Mart 2013 Çarşamba

ingilizce kalıp kelimeler

in fact >> aslında 
actually >> sahiden, gerçekten, aslında 
almost >> hemen hemen, neredeyse 
perhaps >> muhtemelen, belki 
probably >> muhtemelen 
unfortunately >> maalesef, ne yazık ki 
fortunately >> neyse ki, neredeyse, iyi ki, Allahtan 
also >> -de, -da, ayrıca 
certainly >> tabi, elbette 
recently >> son günlerde 
currently >> şu an 


I guess >> sanırım 
I see >> 'anladım, anlıyorum' anlamında 
I think >> bence 
I mean >> yani, demek istediğim 
In my opinion >> bana göre, bence 
I don't care >> umurumda değil 
I don't mind >> farketmez, bana uyar 
It doesn’t matter >> önemli değil, bir önemi yok 
I’m back >> döndüm, geri geldim 
I got it >> buldum! yaptım! ettim! vs. gibi 
That’s it >> hepsi bu! 
so be it >> iyi öyle olsun/peki öyle olsun gibi anlamlarda kullanılabiliyormuş 

Can you imagine? >> düşünebiliyor musun? 
any question? >> sorusu olan? 
be right there >> hemen geliyorum 

Here we go >> gidiyoruz, başlıyoruz 
Here we are, here i am >> işte geldik-geldim, burdayım! 
Time to go-brekfast… >> gitme vakti, kahvaltı vakti… 
Check it out >> izleyelim, bakalım 
Take a look >> izleyelim, bakalım, görelim anlamında gene 
as soon as possible >> en kısa zamanda, mümkün olduğu kadar çabuk, ilk fırsatta 

Time’s up >> süre bitti! 
give up >> pes etmek 

Hey there? >> orda mısın? 
Shame on you >> utanmalısın, utan! 

anyway – whatever >> her neyse 
never mind >> unut gitsin, boşver 
by the way --> bu arada (yazışmalarda, internette vs 'btw' diye de yazılabilir) 
my way >> benim yönüm-tarzım (i do it my way mesela, istediğim şekilde yaparım,tarzımla yaparım-(Teşekkürler ''ÇekilinBenTercümanım'') 
no way! >> olamaz! 
get out my way >> çekilin yolumdan! 
here near >> orda burda 

Excuse Me ? >> bakar mısınız?, pardon, izninizle 

done? >> bitti mi, yaptin mi anlamında 
right? >> 'öyle değil mi?, değil mi?' 

Not at all , No worries , Thats Ok , Thats Alright , No Problem,You're welcome >> birşey değil 

what's up? >> ne var ne yok?, durum nedir? (Cevap olarak o andaki durumunu söyleyebilirsin. "Just hanging out" gibi mesela. ya da "nothing" "not much" kalıpları kullanılır - Teşekkürler ''ThoRiuM'') 
what’s the matter? >> sorun ne?, problem ne? 
what’s going on? >> neler oluyor? 
How is it going? >> nasıl gidiyor? 
How are you doing? >> nasılsın? nasıl gidiyor? gibi 
What are you doing --> napıyorsun? naber? anlamlarında gene 
What are you talking about? >> Sen neden bahsediyorsun? (Neden söz ediyorsun, ne diyorsun sen?) 
What do you mean? >> Ne demek istiyorsun? - Neyi kastediyorsun? 

Are you kidding me? >> Benimle dalga mı geçiyorsun? 

i am doing good >> iyi gidiyor 
Pretty good >> cok güzel anlaminda 

there is no option-other way >> başka seçenek yok-başka yolu yok! 
no option! >> seçenek yok! 

take it easy >> Ağır ol,sakin ol 
Cooldown – calmdown >> sakin ol! 
be cool >> sakin ol 
be smart >> akıllı ol 
good for you >> aferin 
do something >> birşeyler yap 
give me a favor >> bana bir iyilik yap 
dont get me wrong >> yanlış anlama 

good appetite, bon appetite >> afiyet olsun 
get well soon >> geçmiş olsun 
god bless you >> çok yaşa 
and the same to you >> sen de gör! 
Have a heart! >> insaf be! 

It's me 'xXx' >> 'Benim 'xXx' kapıdan girdin, kimsin diye soruldu vs gibi durumlarda 

forgive me --> beni affet, bağışla 

that`s none of your business >> bu seni ilgilendirmez! 
What is it to you? ==> Sana ne ?? 
What is it to me? ==> Bana ne? 

In other words >> başka bir deyişle 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Get out 
Get out of here 
Get the f*ck out of here >> Defol. 

What is going on here? 
What the hell is going on here? 
What the f*ck is going on here? >> Ne oluyor burda? 

On the earth kalıbı,lanet olası gibi bir şey.Mesela eve gidiyorsunuz hiç tanımadığınız bir adam evde; 
>> Who is this guy on the earth? 

Even kalıbı,bile demek.Sonrasında isim kullanılır. 
Anyone can do that, even Ahmet. >> Bunu herkes yapabilir, Ahmet bile. 

Keep + doing something.Bir şeyi yapmayı sürdürmek,devam ettirmek. 
I keep doing my homework. 
Keep it yourself >> Kendine sakla.Kimseye söyleme. 

My nose is running >> Burnum akıyor. (Teşekkürler NuterX) 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
bloody hell! -------Hadi ordan! (İngilizler kullanıyor) 

keep it change-------Üstü kalsın 

how nice can that be —> ne kadar iyi olabilir ki !? 

keep your promise! —> sozunu tut! 
forgive me —> affet 
dont fool around —> oynama (argoda el-kol sakalasmasi esnasinda soylenendir) 
dont under-estimate me! —> beni kucumseme! 
take responsibility —> sorumluluk al ! 
get well soon –> geçmiş olsun 
ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? –> 
……………Can you understand what i mean? 
……………Do u understand What im explaining to you? 
……………ingiltere ing.o u understand what i’m explaining to you? 
……………amerikan ing. do you know what i ** mean? 
...........Do you understand what i am talking abouth? 
you should defend me —> beni savunmalisin 
dont take sides —> tarafff tutma! 
hows your studies —> derslerin nasil 
can you be open with me —> benimle acik ol 
i wana be open with you —> seninle acik konusmak istiyorum 
dont need to say much —> fazla soze ne gerek! 
im bored of this conversation —> bu konudan sıkıldım 
im boared of this place —> bu mekandan sıkıldım 
thats the last place to go to —> o gidilecek en son yer 
im here to doss —> gezmeye geldim buraya 
pay attention to what i ** saying —> söylediklerimi dikkate al 
theres some facts i need to explain —> anlatmam gereken gercekler var 
take some time off —> biraz dinlenmelisin 
take a break —> ara ver 
your going over your limits —> sınırlarını asıyorsun! 
watch your boundaries —> haddini bil! 
i ** stressed out there days —> bu aralar gerginim 
ive been stressed lately —> son zamanlarda gerginim 
thanks to me —> benim sayemde 
it has to be like this —> boyle olmasi gerekiyorr (Teşekkürler rzorone) 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

what have you been up to ? == ne haltlar karistiriyorsun 
shouldn't you be at work ? === iste olman gerekmez mi 
you been keeping busy ? ==== yogunmuydun 
Haven't we met before ? === daha once tanismamismiydik (tipik kizlara solenen yalan :) 
couldn't be better === bundan iyi olamam 
keeping my self busy === ugrasiyoruz iste 
been up to no good === bir derdim yok 
same as usual === herzamanki gibi 
so-so === soyle boyle 
let's go for a drink === hadi bisiler icelim 
I'm snowed under === isim basimdan askin 
have you met ? tanistiniz mi (sonuna isimde atabilirsiniz have you met mustafa gibi) 
how you doing === nasil gidiyor 
how you been === nasilsin 
nice meeting you === tanistigimiza sevindim 
what a pleasure to meet you === sizinle tanismak buyuk zevk 
I'm glad to meet you === tanistigimiza memnun oldum 
I have heard so much about you === sizin hakkinizda cok sey duydum 
I'm sorry what was your name again ? === pardon ,isminiz neydi ( ismini yaklayamadinizda yada tekrar sorma ihtiyacinda ) 
how's with you === naber 
can I call you back ? something has come up ? ben seni sona arayabilirmiyim . simdi bi sism ciktida 
I won't keep you any longer === seni daha fazla tutmayayim 
ready to roll ? === tuyelim mi 
let's blow this pop stand === bu b*tan yerden gidelim 
let's hit to road === yola koyulalim 
I'll see you real soon === yakinda gorusuruk 
catch you later === yakinda gorusuruz 
let's get together soon === bi ara goruselim 
see you then ==== soan gorusuruz 
see you soon === yakinda gorusmek uzere 
It's been a real pleasure === tanismaktan zevk duydum 
(it was ) nice to see you === sizi gordugume sevindim good to see you dersenis ; sizi gordugum iyi oldu olur 
retreat == kacalim 
let's keep in touch === baglantimizi koparmayalim 
I'll be in touch === ararim seni 
sure == tabi ... mesela biri gecebilirmiyim yada su sandalyeyi alammi dediginde kisaca sure diyebiliriz 
right on == cok dogru 
i agree == ayni fikirdeyim 
well said === aynen oyle 
that's for sure === bu kesin 
I have no problem with that === buna bi diyecegim yok herhangi bi problemim yok 
it's good enough == yeterince iyi 
it'll do == ise yarar 
i like it == hosuma gitti 
i love it == bayildim 
i think it's great === bence harika 
it couldn't be better yada never been better === daha iyisi olamaz 
that's just what i needed === tam istegim yada ihtiyacim olan sey 
i dig it == caktim olayi 
i see what you meen === ne demek istedigini anladim 
i know what you meen === ne demek istedigin biliyorum 
i got you yada gotcha === anladim 
i got it === anladim 
get it yada do you get it == anladin mi 
do you see what i meen === nedemek istedigimi anliyormusun 
are you with me on this == bu konuda hemfikirmiyiz 
not a chance === imkani yok 
no way == dunyada olmaz yada olamaz 
you missed the boat === meseleyi anlayamiyorsun 
you are wrong == yaniliyorsun 
that's not true == bu dogru degil 
you'r dead wrong === tamamen yaniliyorsun 
baloney === palavra 
bullshit == sacmalik 
that's load of crap === sacmaligin daniskasi 
that's a big fat lie === bu koca bi yalan 
that's out of the question === bu soz konusu olamaz 
that's insane === bu cok sacma 
it stinks yada it sucks yada it awful == berbat 
i don't care for it == o beni acmadi 
it's not my style == benim tarzim degil 
i can't stand it === ona tahammul edemiyorum 
it's not for me === bana gore degil 
not a chance === imkani yok 
you're out of luck === hic sansin yok 
save your breath === bosuna nefes tuketme 
over my dead body == cesedimi cignemen lazim :) 
you don't have a leg to stand on === desteksiz atiyosun 
you're way of base === mevzuya uzaksin 
listen up yada here=== beni dinle 
hear me out === lafimi sonuna kadar dinle manasinda 
now hear this === iyice dinle kulaklarini acta dinle gibi 
do i have your hear === beni dinliyormusun 
look at this yada take a look at this === buna bak 
I'm talking to you === sana soluyom 
that's a sight for sore eyes === bakmaya doyum olmaz :) 
did you heard what happened === olanlari duydun mu 
guess what i just found out === bil bakalim ne ogrendim 
you got a minute === bi dakkan var mi 
can we talk === konusabilirmiyiz 
make no bones about it === mirin kirin etme 
here's the bottom line === demem o ki ... 
what's your point === soylemek istedigin ne 
what's the point === mevzu ne 
read my lips === agzimdan cikani dinle 
lay it on the line === acik acik soyle 
cut the crap === kes sacmalamayi 
stop beating around the bush === lafi dolandirip durma 
so it would seem === oyle gorunuyor 
as I've said === soledigim gibi ... 
their bosom buddies == can ciger kuzu sarmasi 
we're pretty tight === baya yakiniz 
care if i join you === size katilmamda sakinca var mi 
care to join us ? === bize katilmak istermisin 
could i buy you a drink === size bi icki alabilirmiyim 
could i have the next dance === sonraki dansi bana lutfedermisiniz 
don't i know you from somewhere === sizi bi yerden taniyomuyum :) 
let's get out of here == hadi burdan defolup gidelim 
i'm standing behind you == senin arkandayim 
you can count on me === bana guvenebilirsin 
i'm here if you need me === bana ihtiyacin olursa burdayim 
give it your best === elinden geleni yap 
hang in there === dayan cesaretini yitirme 
stick it out === sonuna kadar dayan 
give it shot === bi dene 
keep at it === israrla devam et 
go on yada get going yada get moving == devam et 
knock your self out === disini tirnagina tak 
are you just going to sit there === orda oylece oturacan mi 
is that it === bu kadar mi 
that won't do it === bu ise yaramaz 
just a minute === bi dakika 
hold your horses == bekle biraz 
every thing will come together === hersey yoluna girecek 
there's time for everything == herseyin bir zamni vardir 
take one day at a time === takma kafana 
take good care of it == ona iyi bak 
keep an eye on it === ona gozun gibi bak 
now you've done it === simdi ayvayi yedin 
slow down === yavas ol 
be calm yada calm down yada calm yourself simmer down ==== sakinles 
is he nuts == delimi ne 
what's your deal === sorunun ney 
have you lost your mind === kafayimi yedin 
what's with you === neyin var 
i don't get it === anlamadim 
would lie to you === sana yalan solermiyim 
let me myself clear === musade et derdimi bi anlatayim 
allow me to clarify === musade etde aciklayim 
you'r taking out of kontext === lafi baska yere goturuyosun 
it's for sure === kesin 
it's a sure thing === kesin 
it's a clear as day === gun gibi ortada 
any fool can see it == anlamamak icin gerzek olmak lazim 
it's as good as done === oldu bitti 
you can't fool me === beni kandiraman 
that's the way it goes === hayat boyle 
every cloud has a silver lining === her iste bi hayir vardir 
by the way ... === bu arada .... 
if you ask me ... === bana sorarsaniz .... 
what was that === ne dedin anlamindandir 
please write it out === yazarmisiniz lutfen 
be my guest === elbette ,buyrun 
sorry to be a bother === rahatsiz ettigim icin ozur dilerim 
same to you === sanada 
likewise=== bende , aynen 
be there in a minute === bi dakka sona orda olurum 
could i be excused === beni mazur gorurmusunuz 
i didn't mean it that way === oyle olsun istemedim 
i didn't mean it === onu kasdetmedim 
i take the blame === suc benim 
that's all right yada that's okay yada it's okey === onemli degil 
dont worry about it === merak etme 
smart-ass === ukala 
watch it == dikkat et 
watch yourself === gergin ortamda ayagini denk al anlaminda 
as if i care yada like i care === sanki umrumda 
i overslept === uyuya kalmisim 
farewell === elveda 

off yoruldum sira sizde :) (Teşekkürlerx2 Rainbow6) 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Make yourself at home ---> Kendini evinde gibi hisset, rahatına bak 
Be my guest ---> Keyfine bak demektir. Örneğin birisi "sandalyeye oturabilir miyim?" diye sorduğunca cevap olarak kullanılabilir. (Teşekkürler Fearless) 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
I don't give a f*ck:Beni hiç ilgilendirmiyor. 

I don't give a flying f*ck:Beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor.(Burda flying hiç katsayısını yükseltiyor) 

Correct me if i'm wrong:Yanlışsam beni düzeltin. 

Consider it done:Olmuş bil. 

Fire away:Soru sormak 

Are you high?:Kafan mı iyi? (Teşekkürler hammerdown) 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
I can't be arsed... (to work, to go vs) 
"Uğraşamam" gibi bir manası var. İngilizler falan kullanıyor genelde sanırsam. 

Scooch over 
Kenara kay... Koltukta oturan birine söylüyorsunuz mesela kenara kayıp yer açması için 

Bir iki cesaret ve "ball" ilişkisi.. :D 
Balls of steel (yine cesur manasında... he's got balls of steel. ) 
He's got a pair. (Cesur manasında) 

Balls! (Dammit! Goddamn! vs benzeri ) 

dragging one's feet (bir şeyi erteleyip durmak, oyalanmak.... "stop dragging your feet" ) 

pulling one's leg (kafa bulmak, kandırmak ... "Are you pulling my leg?" ) (Teşekkürler Draugnar) 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

talk to my hand. ..............umrumda degilsin ilgilnmiyorum bir diger anlami shut up 
safe and sound...............sag salim ulasmak 
are you out of your f%#^]n mind?........ aklinimi kacirdin 
irish twins.....1 sene aralikla dogan kardeslere deniyor:) 
egg alert.......biri pirtladiktan sonra soylemesi erken uyari 
deja boo.....ayni hallowen kostumunu her sene giymek 
mac envy.......mac kullanicilarini kiskanma 

"I just upgraded to Vista." 
"I got a mac." 
"BITCH!" 
"That's a case of mac envy if I ever saw it." 

no drama......hersey yolunda 
food baby.....cok yediginizde gobek siser siskinligie deniyor 
no hair of my balls.......butun enkaza ragmen iyimser olmak;) 
cheappuccino.......dandik kahveye verdikleri isim bizde pki 3+1 ler gibi 
cubicle coma..... sabah kotu kalktiniz fakat yogun bir gununuz var birden enerji gelir bu duruma deniyor. 
ex with benefits....ayrilmis ciftlerin fiziksel birlesmesi 
gay buffer....otobuste parkta hemcinsinizin yanina oturuken bir bosluk birakiriz o araligi verilen isim 
shut up and keep talking!.......bir olayi anlatirken gereksiz detaylar veriliyorsa bu cumle soylenir.birak onuda ne oldu onu anlat gibi 

sugar honey iced tea! 

sugar....S 
honey....H 
iced.......I 
tea........T 

bunlar pek kullanilmaz tabi ama dikkatimi cekenler (Bunlar cidden çok uç kullanımlar ama eline sağlık tabi ki :) ''Teşekkürler rooftop'') 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

looking for --> aramak, göz gezdirmek, araştırmak. Cümlede: I'm looking for a job - İş arıyorum. Yani örneğin iş arıyorum derken I'm searching a job değil, I'm looking for a job şeklinde tercih edilir. Veya I'm looking for an action movie. DVD mağazasına giren birinin "bir aksiyon filmi arıyorum" demesi gibi. 

Bir de şöyle bir örnek vereyim ki gerçekten yararı olacağına inanıyorum: 

Örneğin: I'm looking for an action movie which has a horror theme at the same time. 

Aynı zamanda korku içeriğine de sahip olan bir aksiyon filmi arıyorum. 

Burada dikkat çekmek istediğim nokta "which" idir. Normalde Which ingilizcede "hangi" demektir. Fakat böyle cümlelerde which cümleyi birbirine bağlar. Eğer bahsettiğiniz şey bir nesne değil de kişiyse which değil who kullanırsınız. 

Örneğin: I'm looking for someone who is too lazy. I've heard that he is working with you. 

"Oldukça tembel olan birini arıyorum (yani buralarda olduğunu biliyor o tembel birinin, "şu tembel olan adam var ya hani, onu arıyorum" der gibi diyor). Seninle çalıştığını duydum." 

Burada Who'dan önce gelen kelimeleri silelim. Sonuç Who is too lazy? şeklinde "Kim oldukça tembel?" şeklinde soru cümlesine dönüyor. Ama tüm cümleyi ele alınca yukarıdaki anlam çıkar. 

Bu arada yeri gelmişken şunu da belirteyim, cümledeki I've heard that he is working with you bölümünde de who ile which'in görevine benzer görevde olan "that" vardır. Örneğin That he is working with you desek anlamsız bir cümle çıkar değil mi? Ama I've heard that şeklinde başlarsak eğer (veya başka bir fiil), ardından gelecek olan eyleme "-uğunu, -ığını, -üğünü" vs. gibi anlamlar ekler o that kelimesi. (bkz. "seninle çalış-"tığını" duydum) 

Umarım düzgün anlatabilmişimdir. ( Teşekkürler Dante) 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

fimlerde genelde duyabileceğimiz kalıpları anlamını bilmeyen arkadaşlar için buraya taşıman, onlar için yararlı olacaktır. 

"What's up ?" konusuna takılmış insanlar 1. sayfada ve 4. sayfada dişe dokunur bir bilgi yok, kendi birikimimle biraz bilgi vereyim dedim. 

"What's up?" aslında genelde cevap isteyen bir soru değildir. Mesela yolda yürürken bir arkadaşınız size "heey,what's up?" diyebilir. "hey buddy, how are you doing?" ya da "hey, how are you?" şeklinde cevap verebileceğiniz gibi, "not much." kalıbını kullansanızda yanlış olmaz. kafanıza göre "good,cloudy" falan da diyebilirsiniz. hatta yok ben espri yapcam derseniz "nothing's up" ya da "everything's down" da diyebilirsiniz. ama dediğim gibi "what's up" sorusu genelde konuşma başlatıcı bir sorudur, cevap verseniz de olur, vermesenizde. 

Not: "what's up" ın ayrıca "ne oldu?" anlamı da vardır. örneğin; bir arkadaşınızla yürüyorsunuz, bir anda ayağınızı taşa vurdunuz ve hemen kenara çöktünüz, "ouch" falan dediniz işte, oda size "what's up ?" diyebilir. 

konuşma dilinde wazzup ya da what up(whaddap) şeklinde okunabilir. 

Hatta şu an amerikalı bir arkadaşımla konuşmamın bir kısmı; 

... 
- I wanna ask something 
- yeah, what's up? 
.... 

şeklinde kullanımına da ilk kez rastladım.(Teşekkürler SieGeRRR) 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 



gül güle kullan,hayırlı olsun --> "Birbirine çok yakın kalıplar, bu yüzden söyle diyebiliriz İngilizce olarak, yeni Araba alan bir kişiye (örnek olarak); Güle güle kullan veya hayırlı olsun anlamında, Congratulations./May it go well." 



banane --> bunun icin tavsiye So What (ayni karisilikta olmasada "ne var yane" anlaminda kullanilir. veya "Its nothing to do with me" It`s not my business, it`s not my problem veya I`m not interested (ilgilenmiyorum)... 


whats chrome? =wassup? =whats new? --> naber 
whats *****in'?=whats cranking?=What are you up to? --> naber la napıyon? 
x = whats up (n'ber) 
y= so so (soyle boyle, ehh iste) veya not so good, not so bad (ne iyi ne kotu) 

chillin' --> rahat modda takılmak 
ör: 
A:yo mayne whass *****in? 
B:Just chillin 

...var mi? --> Is there a restaurant here? veya Do you have a lighter? 

...istermisin? --> Do you want to drink a tea? (Cay icmek istermisin?)Would you like to drink a tea? ( Cay icmek istermiydiniz?) 

...alabilirmiyim? --> Can I have this paper? (Bu kagidi alabilirmiyim?) veya May I have this paper? ( Ayni sekilde, fakat burada izin isteniyor May kullanildigi icin). 


fuc.in cold --> hava çok soğuk olduğu zamanki verilen tepki 

evim evim güzel evim > home, sweet home 

-den dolayı,yüzünden -->due to/becouse of 
.....due to:cansız bir nesne yüzünden->the school has been closed due to an outbreak of cholera(kolera salgını yüzünden okul kapandı) 
.....becouse of:canlı varlıklar/eylemler yüzünden->we have missed the bus becouse of you!(senin yüzünden otobüsü kaçırdık!) 
Bana şans dile-->"wish me luck" ya da "keep your fingers crossed" 


hım,bi bakalim --> let me have a look ( misal size gosterilmek istenen birsey var (elbise, canta vs gibi ornekler olabilir).. bu kalip kullanilabilir.) 

ne kadar surer? --> 
..............how long will it take? ( misal bir araba tekeri degistiren birine sorulan kaliptir.ornekler cogaltilabilir, ders calisana, bulasik yikayana, yemek yapana sorulabilir.) 

..............how long will you be? (misal, eve gelmekte olan bir sahisa sorulur. gelmen ne kadar surer anlaminda gibi... "how long are you gonna be" kalibida ayni anlami icerebilir...) 
Dont make me hit you/beat you/kill you.--> Kendini bana öldürtme, dövdürtme! 

He is a nerd --> Derslere cok calisan,inek 

this is bullshit! - bu sacmalik 

let me say something --> birsey diyecem 

tell the truth --> dogruyu soyle! 

you hear that --> duydun mu? 

how nice can that be --> ne kadar iyi olabilir ki !? 

keep your promise! --> sozunu tut! 

dont fool around --> oyalanma manasına geliyor (gereksiz işlerle ugraşip boşa vakit harcayana soylenir) Düzeltildi (Teşekkürler Hatta) 

dont under-estimate me! --> beni kucumseme! 

take responsibility --> sorumluluk al ! 

ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum? --> 
...............Can you understand what i mean? 
...............Do u understand What im explaining to you? 
...............ingiltere ing.o u understand what i'm explaining to you? 
...............amerikan ing.:do you know what i am mean? 

dont be so bad --> bu kadar kotu olma 

i have nobody --> kimsem yok 

i said, give me that --> ver onu bana dedim! 

can i get off, please --> inebilirmiyim lutfen (halk otobusunde iken kullanilir 

can you tell me when to get off ? (nerede inecegimi soylermisiniz) ineceginiz duragi 
bilmediginizde otobusteki birinden bu sekilde yardim alabilirsiniz) 
daha akilda kalan bir kalip isterseniz kisaca 
where do i get off da diye bilirsiniz. 

you should defend me - beni savunmalisin 

dont take sides - tarafff tutma! 

hows your studies - derslerin nasil 
can you be open with me - benimle acik ol 

i wanna be open with you - seninle acik konusmak istiyorum 

dont need to say much - fazla soze ne gerek! 

im bored of this conversation - bu konudan sıkıldım 

im bored of this place - bu mekandan sıkıldım 

thats the last place to go to - o gidilecek en son yer 

im here to doss - gezmeye geldim buraya 

pay attention to what i am saying - söylediklerimi dikkate al 

theres some facts i need to explain - anlatmam gereken gercekler var 

take some time off - biraz dinlenmelisin 

take a break - ara ver 

your going over your limits - sınırlarını asıyorsun! 

watch your boundaries - haddini bil! 

i am stressed out these days - bu aralar gerginim 

i’ve been stressed lately - son zamanlarda gerginim 

thanks to me - benim sayemde 

it has to be like this - boyle olmasi gerekiyorr 

To get rid of - Basindan savmak veya kurtulmak 

To rip off - Kaziklamak, araklamak , yurutmek 

i just cant get you out of my head >> seni aklımdan cıkaramıyorum 

You are more than welcome >> Başımın üstünde yerin var. 

you dont mean nothing at all to me.... benim için birsey ifade etmiyorsun.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder