13 Ekim 2010 Çarşamba

29 ekim cumhuriyet bayramı ile ilgil iprogram akışı

SAYIN ………………………… ………………………… ………………………… ………………………… , OKUL MÜDÜRÜM, DEĞERLİ KONUKLAR, SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLERİM VE SEVGİLİ ARKADAŞLAR.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI’NIN … . YILDÖNÜMÜ KUTLAMALARINA HOŞ GELDİNİZ.

1.ÖĞRETMENİMİZ ………………………… EŞLİĞİNDE YÜCE ATATÜRK VE VATANIMIZIN KURTULUŞU İÇİN GAZİ OLMUŞ, CAN VERMİŞ TÜRK BÜYÜKLERİ ADINA 1 DAKİKALIK SAYGI DURUŞU VE ARDINDAN İSTİKLAL MARŞI OKUNACAKTIR.

2.

Biz Cumhuriyet’le varız.

Cumhuriyet’i birlikte koruyacağız.

GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ BELİRTEN KONUŞMASINI YAPMAK ÜZERE ÖĞRETMENİMİZ …………………………’YU BURAYA DAVET EDİYORUZ.

3.

Cumhuriyet, damarlarımızda akan kandır.

KUTLAMA KOMİTESİNİ HALKIN BAYRAMINI KUTLAMALARI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

4.

Cumhuriyet’le doğduk,

Cumhuriyet’le öleceğiz.

8/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN …………………………’I “CUMHURİYET BAYRAMI” ADLI KONUŞMASINI YAPMASI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

5.

Cumhur yetiştirmeden cumhuriyeti kuramayız.

8/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN …………………………’U “AKDENİZ’E DOĞRU” ADLI ŞİİRİNİ OKUMASI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

6.

En iyi yönetim Cumhuriyet’tir.

5/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… VE …………………………’YI “BUGÜN” ADLI ŞİİRLERİNİ OKUMALARI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

7.

Cumhuriyet bize çok yakışıyor.

ŞİMDİ DE 7/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN …………………………’İ “HÜRRİYET VE CUMHURİYET” ADLI ŞİİRİNİ OKUMASI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

8.

Cumhuriyet’siz yönetim düşünülemez.

ÖĞRETMENLERİMİZDEN ………………………… VE ………………………… TARAFINDAN HAZIRLANAN OKUL KOROSUNU, 10. YIL MARŞI’NI VE DİĞER ŞARKILARINI SÖYLEMELERİ İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

8.

Gerçek Cumhuriyet Cumhuriyet’i yaşayanlarındır.

2/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… “29 EKİM” ADLI ŞİİRİNİ OKUYACAK, HEP BİRLİKTE DİNLİYORUZ.

9.

Cumhuriyet iyi ki doğdun, iyi ki varsın.

6/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… VE …………………………’İ “BUGÜN” ADLI ŞİİRLERİNİ OKUMALARI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

10.

Cumhuriyet’i korumak boynumuzun borcudur.

3/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… “CUMHURİYET” ADLI ŞİİRİNİ OKUYACAK, HEP BİRLİKTE DİNLİYORUZ.

11.

Cumhuriyet’i ayakta tutmak kaliteli eğitimle olur.

8/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… VE …………………………’Yİ “CUMHURİYET BAYRAMI” ADLI ŞİİRLERİNİ OKUMALARI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

11.

Cumhuriyet çocuklarımıza bırakacağımız en değerli mirastır.

ÖĞRETMENLERİMİZDEN ………………………… VE ………………………… EŞLİĞİNDE HAZIRLANAN HALK OYUNLARI TOPLULUĞUNU, GÖSTERİLERİNİ SUNMALARI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

12.

Cumhuriyet bilgili insanların elinde sönmeyen bir meşaledir.

ANASINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN …………………………’NU “ATATÜRK” ADLI ŞİİRİNİ OKUMASI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

13.

Cumhuriyet kendini hür hissedenlerindir.

ŞİMDİ DE 7/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… VE …………………………’UN “HÜRRİYET VE CUMHURİYET” ADLI ŞİİRLERİNİ DİNLEYECEĞİZ.

14.

Cumhuriyet özgür bir yaşamın vazgeçilmezidir.

1/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN …………………………’IN “CUMHURİYET BAYRAMI” ADLI ŞİİRİNİ HEP BİRLİKTE DİNLEYELİM.

15.

Cumhuriyet, ilmin ve aklın yoludur.

6/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN ………………………… VE …………………………’NU “CUMHURİYET BAYRAMI” ADLI ŞİİRLERİNİ OKUMALARI İÇİN BURAYA DAVET EDİYORUZ.

16.

Cumhuriyet’siz eğitim olmaz.

ŞİMDİ DE 4/A SINIFI ÖĞRENCİLERİNDEN …………………………’NÜN “ATATÜRK” ADLI ŞİİRİNİ DİNLEYECEĞİZ.

17.

Cumhuriyet, eğitimli gençlerle ilelebet payidar kalacaktır.

SON OLARAK ÖĞRETMENLERİMİZ ………………………… VE ………………………… TARAFINDAN HAZIRLANAN BANDO TAKIMI EŞLİĞİNDE TÖREN GEÇİŞİ YAPILACAKTIR. ARZ EDERİM.

CUMHURİYET BAYRAMI HEPİMİZE KUTLU OLSUN.

BİZİ DİNLEDİĞİNİZ VE İZLEDİĞİNİZ İÇİN HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDERİZ.

SAYGILARIMLA…

11 Ekim 2010 Pazartesi

Turkiye Facebook kurucusunu sasirtti, teknoloji

Türkiye, 22.6 milyon kullanıcıyla ABD, İngiltere ve Endonezya’dan sonra facebook’ta 4’üncü sıraya yerleşti. Türkiye nüfusunun yüzde 29.16’sının kullandığı Facebook Teknoloji’nin Başkanı Bret Taylor, Türkiye’nin şirketin ekonomisi ve ürünlerinin başarısı için önemli olduğuna dikkat çekerek, yüksek kullanıcı sayısını yorumladı: “Oldukça sosyal bir ülke olmalısınız. Bu çok ilgi çekici bir durum”

Dünya genelinde 500 milyonu aşkın kullanıcıya sahip sosyal paylaşım sitesi facebook’un en gözde ülkeleri arasına 22.6 milyon kullanıcıyla Türkiye de girdi. Türkiye, ABD, İngiltere ve Endonezya’dan sonra facebook’un kullanıcı sayısına göre sıralamasında 4’üncülüğe yerleşirken, Türkiye’de nüfusun yüzde 29.16’sı facebook kullanıcısı haline geldi. Vatan gazetesinin haberine göre, Facebook Teknoloji Başkanı (CTO) Bret Taylor, Türkiye’nin sosyal iletişim ağlarına olan ilgisine övgülerde bulunarak, “Türkiye’de yüksek oranda friendfeed ve facebook kullanıcısı var. Oldukça sosyal bir ülke olmalısınız. Bu çok ilgi çekici bir durum” diye konuştu.

Sosyal medya sitesi friendfeed’in kurucusu ve eski Google çalışanı olan, bir süre önce facebook’ta üst düzey yönetime getirilen ve facebook’taki yeniliklere yön veren birimin başında yer alan Taylor, New York’ta düzenlenen Web 2.0 Expo konferansında Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı. Taylor, Türkiye’nin facebook kullanımının en yüksek olduğu ülkelerden biri konumuna geldiğini hatırlatarak, “Türkiye bizim ekonomimiz ve ürünlerimizin başarısı için önemli bir ülke” değerlendirmesini yaptı.

Taylor, Türkiye’de genç nüfusun yüksek olduğunu ve kullanıcı potansiyeli ile dikkat çekici bir ülke konumunda bulunduğunu belirterek, Türkiye gibi yoğun facebook kullanılan ülkelerin ürünlerin gelişiminde rehberlik yaptığını vurguladı.

Friendfeed’de de gözde

ABD’den sonra İtalya ve Türkiye’nin ‘friendfeed’ kullanımında ön sıralarda yer aldığını da kaydeden Taylor, Türklerin sosyal medya sitesine ilgisini takdir ettiğini söyledi. Bret Taylor, “Sosyal medya kullanıcılarının profillerine ayırdığı zaman ve emeği takdir ediyoruz” açıklamasını yaptı. Türkiye’de youtube gibi yasaklamalarla ilgili olarak da Taylor, “Facebook felsefi olarak iletişime açıklıktan yana. Birçok ülkede varız ve uluslararası bir şirket olarak her ülkenin kanunlarına göre hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.

55 dakika

Her gün facebook kullanıcılarının 200 milyonu siteye giriyor ve ortalama 55 dakika geçiriyor.

‘Facebook filmi kurgu ama merak ediyorum’

- Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in hayatını anlatan ve 1 Ekim’de vizyona giren “The Social Network” adlı filmin çok geniş bir kesim tarafından izlenmesi bekleniyor. Filmi merakla bekleyenlerden biri de Facebook yöneticisi Bret Taylor. Taylor, “Film bir kurgu. Ancak çalıştığınız şirketle ilgili bir film varsa elbette merak ediyorsunuz. İzlemeden de yorum yapmak istemem” dedi. Film, 500 milyonluk kullanıcı potansiyeli ile dikkatleri çeken facebook’un kuruluş ve kuruluşundan sonraki yaşanan sıkıntıları anlatıyor.

Mesajımı sildim deyip geçmeyin, teknoloji

Bir çok kişinin ''Nasıl olsa sildim'' diye düşündüğü cep telefonu bilgileri, özel bir cihaz ve yazılımı sayesinde geri getirilebiliyor.

Ülkem Elektronik yetkilisi Devrim Esentürk, Japonya'dan ithal edilen ve sadece resmi kurumlara satılan özel bir cihaz ve yazılım sayesinde özellikle suça ilişkin delil toplanması konusunda önemli çalışmalar yapıldığını bildirdi.

Sabah gazetesinin haberine göre, cep telefonlarından silinmiş SMS, telefon rehberi, arama kayıtları, kamera ile çekilen resimler, videolar ve eklenen müziklerin, ''Yani telefonun içerisinde bir şekilde kaydedilmiş'' her şeyin geri getirilebileceğini kaydeden Esentürk, bunun için cep telefonunun söz konusu alete bağlanmasının yeterli olacağını vurguladı. Marka ve modele göre ama kısa sürede her türlü bilginin geri getirilebileceğine işaret eden Esentürk, cihazın çalışma sistemini uygulamalı olarak gösterdi ve 1 yıl önce silinmiş SMS kayıtlarını tekrar ortaya çıkardı.

1,5 YIL ÖNCESİNE AİT MESAJLAR ORTAYA ÇIKIYOR

''Biz burada telefonun imajını alıyoruz, bütün bir hafızayı dışarı alıyoruz siz oradan istediğinizi ayıklıyorsunuz'' diye konuşan Esentürk, telefonların söylenenden daha büyük bir hafızaya sahip olduğunu ve silinen verilerin de bu alanlarda korunduğunu bildirdi. Esentürk, kendi yaptığı testlerde bazı cihazlardan 1, 1,5 yıl öncesine ait verileri ortaya çıkardığını da anlattı.

Cihazın okunmasının ardından gerekli bilgilerin bir hafıza kartına kaydedildiğini ve bu kartın da bilgisayara takılarak döküm alınabildiğini gösteren Esentürk, bir cep telefonunun hareket halindeyken baz istasyonları ile arasında yaratılan bağlantı bilgilerinin bile bu cihaz sayesinde ortaya çıkarılabileceğini ve kullanıcının nerelere gittiğinin kesin olarak tespit edilebileceğini anlattı.

Okuma bilgilerinin arasında IMEI numarasından bağlantı kurduğu kablosuz adaptörün MAC adresine kadar bir çok detayın yer aldığını kaydeden Esentürk, sonuçların da güvenli olduğunu bildirdi.

CİHAZIN BİRAYSEL SATIŞI YOK

Bir polis soruşturması sırasında cihaz bilgilerinin okunmasının ardından cihazın güvenlik amacıyla da kullanılan bir ''HASH kodu'' ürettiğine dikkati çeken Esentürk, cihaza sonrasında bir şey eklendiği ya da silindiği zaman bu kodun değiştiğini vurguladı. Esentürk, olası bir delil incelemesi ardından ilk çıkan HASH kodunun rapora yazılması ile cihaza sonradan yapılabilecek olası müdahalelerin de geçersiz kılınacağını söyledi.

Devrim Esentürk, fiyatı yaklaşık 20 bin TL olan bu cihazın, sadece istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından kullanıldığını ve bireysel satışının olmadığını sözlerine ekledi.

10 Ekim 2010 Pazar

ATAOL BEHRAMOĞLU’NUN HAYATI, ESERLERİ, KİTAPLARI, EDEBİ KİŞİLİĞİ

13 Nisan 1942’de İstanbul Çatalca’da doğdu. İlköğrenimini Kars ve Çankırı'da yaptı. 1966'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 1962'de Türkiye İşçi Partisi'ne girerek ilk örgütlenme çalışmalarına katıldı. "Fikir Kulüpleri Federasyonu"nun (FKF) kurucuları arasında yer aldı. "Dönüşüm" dergisininin kuruluş çalışmalarına katıldı, sahipliğini üstlendi. 1970'te İsmet Özel’le birlikte "Halkın Dostları" dergisini çıkardı. Aynı yıl İngiltere'ye, daha sonra Fransa'ya gitti. Paris'te gece kulübü bekçiliği, otel katipliği, öğretmenlik yaptı.

1972'de Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Sovyet edebiyatı üzerine inceleme yaptı. 1974'te Türkiye'ye döndü. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalıştı. 1975'te kardeşi Nihat Behram’la birlikte "Militan" dergisini kurdu. "Sanat Emeği" dergisinin kurucuları arasında yer aldı. 1979'da Türkiye Yazarlar Sendikası'nın genel sekreteri oldu. Yayınevlerinde çalıştı.

12 Eylül harekatından sonra 1982’de Barış Derneği Davası nedeniyle 10 ay tutuklu kaldı. 1984’te Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’ne bağlı Centre de Poetique Comparee bölümünde Türk ve Dünya Şiiri üstüne seminerler izledi, çalışmalar yaptı. İlk şiirleri "Ataol Gürus" takma adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı.

Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost, Evrim, Ataç gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General" 1965'te basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli, Attilâ İlhan ve İkinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkin. Gerçek şiir kimliği 1965-1971 arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı.

Toplumcu gerçekçi şiir ilkelelerine yöneldi, şiirini yeni biçim ve tema arayışlarıyla besledi. Çevirileriyle de dikkat çekti. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasına girdi.

Eserleri

Şiir:

Bir Ermeni General (1965)

Bir Gün Mutlaka (1970)

Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974)

Ne Yağmur... Ne Şiirler... (1976)

Kuşatmada (1978)

Mustafa Suphi Destanı (1979)

Dörtlükler (1983)

İyi Bir Yurttaş Aranıyor (1983)

Eski Nisan (1987)

Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985)

Kızıma Mektuplar (1985)

Şiirler 1959-1982 (1983)

Bebeklerin Ulusu Yok (1988)

Bir Gün Mutlaka (1991)

Sevgilimsin (1993)

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var (1991)

Düzyazı:

Yaşayan Bir Şiir (1986)

Şiirin Dili-Anadili (1995)

Mekanik Gözyaşları (1997)

Nazım’a Bir Güz Çelengi (1997)

Kardeş Türküleri (1986)

Anı:

Aziz Nesin’li Fotoğraflar (1995)

Gezi:

Başka Gökler Altında (1996)

Oyun:

Lozan (1992)

Mektup:

Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar (1995)

Antoloji:

Büyük Türk Şiiri Antolojisi (2 cilt, 1987)

6 Ekim 2010 Çarşamba

fotosentez nedir, fotosentezin ozellikleri, fotosentezin onemi

Canlılar büyüyüp gelişebilmek için çeşitli besin maddelerine gereksinim duyar. İnsanlar ve hayvanlar kendi besinlerini kendileri ya­pamazlar, hazır besinle beslenirler. Hazır besinle beslenen canlılara tü­ketici (heterotrof) denir. Yeşil bitkiler kendi besinlerini kendileri ya­par. Kendi besinini yapan canlılara üretici (ototrof) denir. Üretici ile tüketiciler arasında ayrıştırıcılar yer alır.

Yeşil bitkiler; kökleri ile topraktan su ve suda çözünmüş madensel maddeleri, yaprakları İle de havadan karbon dîoksidi alır. Aldıkları bu maddeleri yeşil yapraklarındaki klorofil yardımı île güneş ışığı altında organik besin maddelerine dönüştürür. Bu olaya fotosentez (karbon özümlemesi) denir Foto kelimesi ışık . enerjisi, sentez kelimesi ise birleştirme anlamlarını içerir. Bu manada fotosentez, ışık enerjisi ile su ve karbon dioksidin birleştirilerek besin oluşturulması olayını açıklar.


Eşitlikteki ok kimyasal değişmeyi ifade eder. Okun sol tarafı kimyasal değişmeye giren maddeleri, sağ ta­rafı ise kimyasal değişme sonucu oluşan maddeleri gösterir.

Eşitlikte görüldüğü gibi fotosentez olayı için karbondioksit, klorofil, su ve güneş ışığı gereklidir. Fotosentez, en yoğun olarak bitkilerin yapraklarında oluşur. Bitkilerin yeşil renkli kısımlarındaki hücreler­de kloroplâst denilen organeller bulunur. Kloroplâstların içinde klorofil tanecikleri vardır. Bu tanecikler Güneş'ten gelen ışık enerjisini soğurarak kimyasal enerjiye dönüştürür. Bu nedenle fotosentez olayı gündüz olur. Işık şidde­ti, karbon dioksit miktarı, sıcaklık, su miktarı fotosentezi belli bir değere kadar etkileyen faktörlerdir.

Fotosentezin Önemi

Yeryüzünde tüm canlıların kullandığı enerjinin kaynağı Güneş'tir. Güneş enerjisinin bitkilerce kullanımı fotosentezle olur. Fotosentezle bitkilerde depolanan enerji, kimyasal enerjidir ve bütün canlıların da enerji kay­nağıdır. Bu nedenle hayatın devamı yeşil bitkilere bağlıdır. Çünkü yeryüzünde oksijen ve besin üreten bitkiler ile bunları tüketen diğer canlılar arasında karşılıklı madde ve enerji alış verişine dayanan bir düzen kurulmuştur. Bu düzenin devam ettirilmesi, doğanın ve çevrenin korunmasına bağlıdır. Tüketiciler yaşamlarını sürdürebilmek için yeşil bitkilerin yapmış olduğu organik besin maddelerine ihtiyaç duyar. Bu nedenle fotosentez olayı olmasaydı yaşam da olmazdı.

Görüldüğü gibi fotosentez ile solunum arasında mükemmel bir denge vardır Bu denge ile ha­vadaki karbon dioksit ve oksijen oranı değişmez. Çünkü tüketiciler solunum yolu ile ne kadar oksijen tüketiyor­larsa aynı şekilde fotosentez yapan bitkiler de o kadar oksijen üretir.


Mevsimlere göre bitkilerin yaşam etkinliklerinde değişiklikler gözlenir Meyvelerini olgun­laştıran ve yapraklarını döken bitkilerin yaşam etkinlikleri yavaşlar. Bitkilerin yaşam etkinliklerinin azalması son­baharda başlar, kış mevsiminin bitimine kadar devam eder. Bu süre içinde koşullar elverişli olmadığı için bitki­ler fotosentez yapamaz. Çam, ardıç, sedir, köknar gibi yapraklarının tamamını dökmeyen bitkiler de kışın fotosentez yapamaz. Çünkü fotosentez olayı sadece yaprağa bağlı değildir. Sıcaklık, nem, güneş ışığı gibi etmenlerin de uygun olma­sı gerekir.

İlkbaharla birlikte ısı, nem, güneş ışığı, toprağın havalanması gibi unsurlarla ortam elverişli hâle gelir. Bit-kiler yeniden yaşam etkinliklerini artırarak tomurcuklanır, yaprak oluşturur ve çiçek açar. Böylece büyüme ve gelişmeleri devam eder. Bitkiler, klorofil sayesinde güneş enerjisini kullanabileceği enerji biçimine dönüştürür. Bu enerji ile besinini sentezler, açığa çıkan oksijeni de havaya verir.

ASKI MEMNU ROMANININ OZETI

Halid Ziya Uşaklıgil

Konu

Bihter ve Behlûl arasındaki yasak aşkı anlatan bir romandır.

Özet

Roman Peyker ve Nihat Beyin evlenmesiyle başlar. Peyker ve Bihter’in annesi Firdevs Hanım duldur ve Adnan Beye gizliden ilgi duymaktadır. Ancak Adnan Bey Bihter’den çok hoşlanmaktadır. Onunla evlenir. Adnan Bey varlıklı , asil bir aileden gelmiştir. Annesi bu evliliği hiç kaldıramaz.

Bir gün toplanıp pikniğe giderler, bütün aile oradadır. Adnan Beyin yeğeni Behlûl Peyker’e dayanamaz ve onu ensesinden ateşli bir şekilde öper. Peyker buna çok kızar çünkü kocasına çok bağlı birisidir. Behlûl Bihter’e göz koyar. Ondan çok hoşlanır, onun fiziki görünüşü Behlûl’u çıldırtma seviyesine getirir. Bihter’in kendisinden hoşlanmasını sağlar ve o günden sonra her gece beraber olurlar.

Behlûl ve Bihter’in mektupları Nihal tarafından görülür. Nihal bu olaya inanamaz çünkü Behlûlle evlenmeyi düşünmektedir. Nihal’in tam mutluluğu düşündüğü bir sırada bu olayı öğrenmesi hayatını yıkmıştır. Adnan Beyin bu olayı öğrenmesiyle her şey değişir.

Adnan Bey ve Nihal eskisi gibi beraber yaşamaya karar verirler. Artık hayatlarında ne Behlûl ne de Bihter olacaktır.

Ana Fikir

Yasak bir aşk bir ailenin yıkımına neden olabilir, gerçekleri zamanında farketmek sevdiklerinin daha fazla üzülmesini engeller.

Şahıslar ve Olaylar

Bihter: Düzgün bir fiziğe sahip, çok güzel, erkekleri kolayca elde edebilen cazibeli bir kadındır. Annesine karşı kin beslemektedir.

Adnan Bey: Bihter’in kocasıdır. Orta yaşlı, varlıklı, iki çocuk babası, asil bir ailenin tek çocuğudur.

Nihal: Adnan Bey’in kızı. Zeki, güzel ve çalışkan bir kişiliğe sahiptir.Behlûl’e ilgi duymaktadır. Annesinin ölümü onu derinden etkilemiştir.

Behlûl: Adnan Bey’in yeğenidir. Kadınlara karşı özel bir ilgisi vardır. Bu onda bir zaafiyet haline gelmiştir.

3 Ekim 2010 Pazar

English Lesson 2(Conditional)

0 conditional

If+ present simple or imperative

We use the 0 conditional to talk about situations wich are always true. It has the same meaning as when, whenever, or every time in such sentences

Every day situations

My eyes hurt if I spend too long on the computer

Scientifics parts

If you mix blue and yelow, you get green

Instructions if+ imperative

If you don't know the answer make an intellegent guess

1st Conditional

If+ present simple, will+ infinitive without to

Use: to describe what may possible happen

A first conditional describes a real or likely situation. A present tense is used after if but the times refered to is the future. Will/ won't are common in the result clause.

If you fall , I won't be able to catch you!

This means that there's a real possibility this will happen.

Going to can be used instead of will.

If it rains we're going to get wet

The modal verb can is also common in first conditional sentences.

If the cases are too heavy. I can help you carry them

Unless, provide, as long as.

Unless-if not

Unless you leave at once, I'll call the police

If you don't leave at once, I'll call the police.

Provided – On the condition that

Provided you leave now, you will cath the train

With the imperative.

It's common to use the imperative instead of if.

Get me some cigarretes and I'll pay you later.

With should

We can use should instead of if in a conditional sentence. It means if by any chance... and makes the action less likely .

Should you see John, can you give him a message?

When

We use when for things wich are sure to happen.

I'm going shopping this afternoon. When I go shopping I'll buy some food.

2nd Conditional

If+ past simple, would+ infinitive without to

A second conditional describes an unreal or imaginary situation.

If you fell, you would hurt yourself

This means that there's a small possibility that this will happen . The situation and its result are imagined.

The modal verbs might and could are common in 2nd conditional.

If you became a millionary you might be unhappy

Were

Were is often used instead of wsain formal language.

If I were taller , I'd join the basket ball team

Were to

Were to is an another way of expressing

If they were to offer me the job , Id' turn it down

3rd conditional

If+ past perfect , would/ might/ could have + past participle

With if:

A third conditional describes an unreal or imaginary situation in the past .

If John had studied more, he would have got better marks

This means that John didn't study more. A past situations , different to the one that really happened is imagined.

The modal verbs might and could are common in this kind of sentences.

If you had tried harder , you might have succeeded

Mixed conditional

If+ past perfect, would+ infinitive without to

Combination of a second and third conditional. They can express an imaginary past event and a possible o probable present result.

If you had listened to my advice , you would not be in this situation now

1 Ekim 2010 Cuma

Acımak roman özeti

Reşat Nuri Güntekin

Konu

Küçük yaşta gördüğü kötü muamelelerden dolayı acıma duygusu olmayan bir öğretmeni anlatıyor.

Özet

Zehra adında bir öğretmen çok acımasız bir karaktere sahipti.Öğrencilerine her zaman kötü davranıyordu. Bir gün babasının öldüğünü duydu.Babasının evine gitti.Fakat hiçbir şekilde üzülmüyordu. Babasını yanına gitmeden başka bir odaya geçti. Odada bulunan sandıktan babasının hatıra defterini buldu.Bu hatıra defterini okudukça babasına haksızlık ettiğini anlamaya başladı.Acıma duygusu olmayan Zehra öğretmen babasının geçmişte bulunduğu duruma acımaya başlamıştı. Annesinin babasına karşı haksızlık yaptığını anladı.Büyük bir üzüntüyle odadan çıkarak babasının bulunduğu odaya gider. Ve onun yüzüne örtülü olan çarşafı kaldırarak onu öper. Daha sonra Zehra öğretmen okuluna geri döner ve bir süre sonra orada evlenir.

Ana Fikir

Geçmişte yaşanan acı olaylar insan yaşamının diğer bölümlerinde sürekli etkili olur.

Şahıslar ve Olaylar

Zehra Hanım: Acımak nedir bilmeyen dik başlı, çatık kaşlı, asabi bir insandır.

Tevfik Bey: Zehra Hanım için elinden gelen herşeyi yapmak isteyen fedakar ve iyi bir insandır.

Mürşit Efendi: Zehra Hanım’ın babası. İyiliklerden yana ve fedakâr bir insandır.

Müşerref: Mürşit Efendi’nin karısı. Oldukça bencil ve para düşkünüdür.

Feriha: Mürşit Efendi’nin kızıdır.Veremden öldü.

Kayınvalide: Aşırı tutkuları olan ve bencil bir yaratılışa sahiptir.

ekvator, dönenceler, kutup daireleri, kutup noktaları, termik basınç kuşakları

EKVATORUN ÖZELLİKLERİ

En uzun paraleldir.

Güneşin önünden en hızlı geçen noktaların oluşturduğu paraleldir.

Dünya'nın eksen çevresindeki dönüş hızı Ekvator'da yaklaşık 1670 km/saat'tir.

Güneş ışınlarını 21 Mart ve 23 Eylül'de dik açıyla alır.

Yıl boyunca sıcak olduğundan termik alçak basınç kuşağıdır.

Yükseltici hava hareketleri görüldüğü için bol yağış alır.

Gece ve gündüz süreleri yıl boyunca birbirine eşit ve 12'şer saattir.

DÖNENCELERİN ÖZELLİKLERİ

Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, 23 27' Kuzey ve Güney paralelleridir.

Kuzey Yarım Küre'dekine Yengeç Dönencesi, Güney Yarım Küre'dekine Oğlak dönencesi denir.

Orta kuşak ile Tropikal kuşağı birbirinden ayırırlar.

Güneş ışınlarının düz zeminlere dik geldiği en son noktalardır.

Yengeç Dönencesi 21 Haziran'da, Oğlak Dönencesi 21 Aralık'ta Güneş ışınlarını dik açı ile alır.

KUTUP NOKTALARININ ÖZELLİKLERİ

90. Kuzey ve Güney paralelleridir.

Güneş ışınlarının düz zeminlere en dar açıyla geldiği yerlerdir.

Sürekli soğuk olduğundan kutuplar ve çevresinde yıl boyunca termik yüksek basınç kuşakları oluşur.

Aydınlanma çemberinin 21 mart ve 23 Eylül'de teğet geçtiği yerlerdir.

Bir yıl içinde 6 ay sürekli gündüz, 6 ay sürekli gece yaşanır.

Çizgisel hızın sıfır, yerçekiminin en fazla olduğu yerlerdir.

KUTUP DAİRELERİNİN ÖZELLİKLERİ

Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Kutup Daireleri, 6633' Kuzey ve Güney paralelleridir.

Kutup kuşağı ile Orta kuşağı birbirinden ayırırlar.

Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği ve 21 Haziran ile 21 Aralık'ta teğet geçtiği paralellerdir.

21 Haziran'da Kuzey Kutup Dairesi'nde, 21 Aralık'ta Güney Kutup Dairesi'nde 24 saat gündüz yaşanır.

TERMİK BASINÇ KUŞAKLARI

Dünya'nın küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan basınçlara termik basınç denir. Güneş ışınlarını, yıl boyunca dik ve dike yakın açılarla alan Ekvator fazla ısınır. Isınan hava genleşerek yükselir ve basınç düşer.

Kutuplar, ışınları dar açı ile aldığından her zaman soğuktur.Soğuk hava ağır olduğu için yere çöker ve basınç yükselir.

Dünya'nın küreselliği nedeniyle, Kutup Yıldızı'nın görünüm açısı Kuzey Kutbu'ndan Ekvator'a doğru daralır. Bu nedenle 60. Kuzey paralelinde 60° açı ile görülen Kutup Yıldızı Güney Kutbu'nda görülmez.

Dünya'nın küreselliği nedeniyle hep aynı yönde hareketle başlangıç noktasına ulaşılır. 1519 yılında Macellan tarafından, hep batıya gidilerek çıkış noktasına varılabileceği düşüncesi ile İspanya'nın Cadiz Körfezi'ndeki Sancular Limanı'nda başlatılan ve aynı limanda 1522 yılında son bulan Dünya seyahati ile bu sonuca ulaşılmıştır.